KıbrısEmlakMerkezi.com çerezleri kullanır.

İnternet sitemizin servisleri adına daha deneyimli ve özelleştirilmiş kullanım için bazı bilgileri tarayıcınıza kayıt eder. Bu bilgiler sitemizi daha hızlı ve kolay kullanmanız için gereklidir.
Saniye sonra kabul etmiş sayılacaksınız.
Tunalı Viva

No Name’den kurumsala, kurumsaldan şampiyonluğa uzandılar. Coldwell Banker’ın Kıbrıs’taki şampiyon ofisi Novest, çıtayı daha da yükseltti. Bu yıl Avrupa’da ilk beşe giren firma için parola, Türkiye ve Avrupa’nın en iyisi olmak. Selhun Umut ve Yenal Tüzün ortaklığında zirveye koşan CB Novest’ten bir de mesaj var: “Lefkoşa’da güçlü bir rakip istiyoruz” diyorlar.

Coldwell Banker Novest'ten Kıbrıs emlak sektörüne rekabet çağrısı!
Kıbrıs Town House

Kıbrıs emlak sektörü hareketli günlerden geçiyor. 

Konut projesi gibi, emlakçı sayısı da artıyor aslında. 

Fakat rekabet ne derece yeterli?

Coldwell Banker şampiyon Kıbrıs ekibi Novest ile bu süreci konuştuk. 

Selhun Umut ve Yenal Tüzün'ün başarı, hedefler ve rekabet adına dikkat çeken mesajları var. 

"Sözde değil, özde başarı" diyorlar geldikleri noktaya ve özellikle Lefkoşa için güçlü rakip istiyorlar. 

İşte o röportaj:

 

“GÖKHAN TAŞ’A İNANDIK, GÖNÜL VERDİK”

Kıbrıs’ta başarılı işler yapıyorsunuz, Türkiye’de en iyiler listesindesiniz, Avrupa’dan da özel bir kupayla döndünüz. Tüm detayları konuşacağız. Gelin önce Novest’in kuruluşuyla başlayalım. Selhun Bey’e soralım ilk olarak, nasıl doğdu Novest?

Güzel sözler ve güzel soru için teşekkürler. Bizim Yenal Bey ile ortaklığımız no name olan, yani kurumsal olmayan bir emlak şirketinde başladı.

Geçmiş yıllarda piyasa içerisinde temizlik ürünlerinden tutun da, restoran sektörüne kadar birçok sektörün içerisinden geçip, bu işi yapma kararını aldığım günlerde, az evvel söylediğim no name emlak şirketinde Yenal Bey ile buluştuk. 

Ortaklığımız orada doğdu. Daha sonra kendimizi pek çok sektörde aştığımız için, pek de tatmin olmadığımız durumlar gerçekleşti.

Bir süre sonra kendi yerimizi açmaya karar verdik ve Novest Emlak’ı kurduk. Novest Emlak’ı kurduktan sonra, kişisel gelişim ve eğitim ihtiyacı doğdu.

Bu sektörün içerisinde kendimizi nasıl daha fazla geliştirebiliriz diye araştırırken, dışarıdan birçok teklif almaya başladık. Novest’i, güçlü bir marka ile bütünlemeyi tercih ettik, tercihimiz Coldwell Banker’dan yana oldu.

Bu şirket genç ve dinamik olduğu için, özellikle de ülke başkanımız Gökhan Taş’a gönül verdik ve inandık. Burada başarılarımızı sürdüreceğimize inandık ve kişisel gelişime ve eğitime açık olduğumuz için, kendi özverilerimiz, yeteneğimiz ve yaratıcılığımızı da bunun üzerine koyarak, bu günlere geldik. Önce inanmak, sonra da çok çalışmak isteğiyle bunu başardık, hem de kısa sürede.

 

“ŞAMPİYON LİDER İLE ŞAMPİYONLUĞA ULAŞABİLİRSİNİZ”

Yenal Bey’e dönelim. O dönem başka markalarla da görüştüğünüzü biliyorum. Neden Coldwell Banker’ı seçtiniz? 

Birikim ve tecrübemiz uzun yıllara yayıldı. Bir sürü deneyim edindik emlak sektörüyle alakalı. Dolayısıyla, bu iş takım oyunuyla olan bir iş. Bu işi yapacaksan, takım kuracaksan, bunu kurumsal çatı altında yapacaksın. 

Doğru altyapıda yetiştirmen lazım oyuncuyu. Bu gerçekten yola çıkarak hareket ettik. Yoksa biz zaten iki kişi kendimize yetebilecek kadar iş yapabilecek kapasitede insanlarız. Ama takım kuracaksan, iş yapacaksan, bunu illa ki kurumsalın altında yapman gerekir. Bu yüzden bizde franchise fikri oluştu. 

Novest’ten sonra 6 ay içerisinde, 3-4 ay bir firmayla görüştük önce, orada fizibilite yaptık, bize uymadı. Yani biz tatmin olmadık oradaki durumdan. Ondan sonra Coldwell Banker’ı tercih ettik. Coldwell Banker Türkiye Başkanı Gökhan Taş, Türkiye’de bu işi en iyi yapan insanlardan birisi. Sonuçta şampiyon bir lider ile şampiyonluğa ulaşabilirsiniz, Bu sebeplerden yola çıkarak biz bu kararı aldık. 

Bugün ulaştığımız başarılar ilk bakışta kısa süre gibi görünebilir. Fakat hiçbir şey böyle bir günde olmuyor. Benim 11 yılım var sektörde, Serhun Bey’in 30-35 yılı var. 

Bambu ağacının hikayesini hepimiz biliriz. Bambu ağacı 5 yıl boyunca sulanır, gübrelenir, bir günde 17 cm bir filiz atar. Ondan sonra 40 gün içerisinde 5 metreye ulaşır. Aslında o 5 metrelik büyüme 40 gün içerisinde olmamıştır, 5 yılı var o ağacın. Bizde de böyle oldu.

 

İki kişi çıktığınız yolda, bugün ofise sığmıyorsunuz. Nedir sırrı?

Coldwell Banker çatısı altına gireli Kasım ayında 2 yıl olacak. Şimdiden hedeflerimizin önündeyiz diyebilirim. 

Çünkü güçlü bir marka ile çalışıyoruz. Kurumsal olmanın en büyük avantajı, size büyüme konusunda yol göstermeleri. Ortada yapılacak şeyler, koyulan hedefler var. O hedefleri koyduğunuz zaman, o süreçte ne yapacağınız bellidir. Siz tekerleği baştan icat etmezsiniz. Biz bu süreçte bu adımları uygulayarak, büyüme adına gereken neyse gerçekleştiriyoruz, daha da gerçekleştireceğiz.

  

“BAŞARI HİÇBİR ZAMAN TESADÜF DEĞİLDİR”

Gökhan Taş’ın ulaşılabilir hedef politikasının güzel bir sonucu oldu o zaman Novest, tebrikler. Yeni hedefler neler Selhun Bey?

Aslında biz hedeflerimizi oluşturmaya, ismimizi koyarken başladık. Novest’in açılımını yapayım ben size; Novo yeni demek. İnvesment’in west’ini aldık ve son olarak, estate kelimesinin est’ini aldık. Yeni yatırım şirketi olarak başladık bu işe. Günün sonunda şöyle bir şey söyleyebilirim; Başarı hiçbir zaman tesadüf değildir. Hedefleri belirleyerek gitmeli. 20 metrelik bir kuyuda, eğer 20 metrede su varsa, o kuyuyu 18 metre kazıp bırakırsanız, sizden sonra gelecek kişi 2 metre daha kazıp suyu bulur. Günün sonunda başarabilme ihtimalimiz yüzde 1 ise, 99 kere başarısızlığı göze alıp, yüz kere denemek gerekiyor yüzde yüze ulaşmak için.

Dolayısıyla biz hedeflerimizi koyarken, koyduğumuz hedefler bize göre ulaşılmayacak hedefler değildi aslında. Hakikaten başarabileceğimize inandığımız hedeflerdi bunlar.

Piyasanın içerisinde az önce bahsettiğimiz eğitimleri alırken birkaç eksikliğimiz olduğunu gördük ve şuna karar verdik. Emlak aslında bizim bir departmanımız durumuna gelmiş meğerse. Aslında biz birer profesyonel gayrimenkul danışmanıymışız. Profesyonel bir gayrimenkul danışmanıyla, emlak ara komisyoncusunun farkı; Yer göstermekten ziyade, yol gösteren olmaktır.

Bunun hakkını nasıl verirsin, yol gösteren nasıl olursun? Bir kere o konu üzerine bayağı bilgili olman gerekiyor. Bilgili olduğunuz zaman ancak karşı tarafa güven verebilir ve doğru yolu gösterebilirsiniz. Eğer karşı tarafa fayda sağlarsanız, fayda görebilirsiniz. Dolayısıyla bu bilgileri iyice benimsedikten sonra, karşı tarafı yönlendirmek için harekete geçtik. Kişileri doğru yönlendirdiğimiz için doğru yatırımları yaptıktan sonra, arkasından faydalarını görmeye başladık. O yüzden bizim hedeflerimiz aslında bu yatırımları yaparken, yatırımcılarımızı yönlendirirken alışılagelmiş şeylerin dışında, herkes hakkını alırken halka da bir şeyler sunabilmek.

Bugün baktığınızda herkes bir şeylerin doğrultusunda, başkalarından gördüklerini yapıyor. Aslında insanların yaparken inandıkları şey, kendilerine ait inançları değil, inanmak istedikleri şeylerdir.

Arkada bir isim bırakabilmek, bir hizmet bırakabilmektir amaç. Bunu mevcut müteahhitlerimize nasıl lanse edebiliriz, nasıl akıllarına sokabiliriz, bu kazançları sağlarken nasıl hizmetler sunup isim bırakabiliriz, bütün çabamız ve uğraşımız odur aslında. 

Biz yatırımı sıfırdan ele alıyoruz. Arazinin yer aldığı bölgedeki ihtiyaçları tespit ediyoruz. O ihtiyacı tespit ederken bölgedeki genç nüfusu göz önüne alıyoruz, bölgeye ne yapılır, kimler bundan faydalanır gibi pek çok sorunun cevabını araştırıyoruz. Bütün bu fizibiliteyi yaptıktan sonra güçlü müteahhitlerle projelendiriyoruz.

Aslında size şöyle bir şey söyleyeyim, projeyi biz baştan satıyoruz. Sonunda kapanış oluyor bir tek.

  

“DOĞRU PROJE ÜRETTİĞİNİZ ZAMAN, DOĞRU SONUÇLAR ALIYORSUNUZ”

 Yenal Bey o zaman başarının faktörlerinden bir tanesi de proje danışmanlığı mı? Doğru yönlendirme, doğru sonuç.

 

Tabii ki doğru projeye yönlendirmek önemli. Kimse sihirbaz değil, doğru bilgi ve doğru yönlendirme, doğru pazar analizi ile mümkün.

Doğru hedef kitleye, doğru projeyi, doğru fiyattan sunduğunuz zaman, o projenin satılmaması mümkün değil. Başarısız olması mümkün değil o projenin, dolayısıyla buradaki fark vizyon. Vizyonunuzu geliştirmeniz gerekiyor.

Ayrıca piyasayı çok iyi koklamanız gerekir, sürekli dışarıda olmanız gerekir. Zaten doğru proje ürettiğiniz zaman, doğru sonuçlar alabiliyorsunuz.

 

Siz bu konuda ne söylemek istersiniz Selhun Bey.

 

Çok satış yapıyoruz, çok satış yaptırtıyoruz. Şöyle bir durum var ortada, bu işi başarmak için önce inanmak, sonra inat etmek, azmetmek ve çok çalışmak gerekiyor. Bütün başarılarımızın arkasındaki başlıca neden, doğru kişileri, doğru departmanlarda çalıştırmaktan geçiyor. Dolayısıyla geriye modelleri ve modülleri uygulamak kalıyor. Model ve modülleri doğru uyguladıktan sonra başarıya ulaşabiliyorsun. Başarılı kişileri takip edip, üzerine yaratıcılığımızı koyuyoruz. Başarının sırrı budur. Eğer biz önümüze, işimize bakmaz iken, başkalarının neler yaptığının eleştirisini yapmak için zamanımızı harcarsak, zaten orda tökezleme gelir.

İnanın, bugüne kadar öğrendiğimiz şeylerden çok daha fazla, öğreneceğimiz şey var. Yani öğreneceğimiz şeyler, bildiğimiz şeylerden çok daha fazladır. Ve o ki insanlar, başkalarını

eleştiren kişiler, eleştirdikleri konu ya da durumun 4’te 1’ini kendileri yapsalar zaten başarıya ulaşabiliyorlar.

Eğer yaratıcılığınızı kullanır, doğru kişilere ulaşır, doğru ürünleri, doğru portföyleri bulmak için zaman harcarsak, inanın satış zaten kendiliğinden geliyor. Doğru portföyü, doğru fiyata, doğru lokasyonda bulduğunuz zaman, düşmanınız ya da azılı rakibiniz bile gelip, araya aracı koyup sizden o malı alabiliyor.

Ama yanlış portföyünüz varsa, yanlış malları aldıysanız ve yanlış davranışlada bulunursanız, kardeşiniz bile gidip başkasından mal alabiliyor. 

 

“ÖDÜL SADECE MOTİVASYON KAYNAĞI”

 Bir kez daha hedeflere dönelim. Novest’i Avrupa’da en iyi ilk beş ofis arasına soktunuz, Kıbrıs’ın şampiyon ofisi olarak ülkeyi İtalya’da temsil ettiniz. Sırada ne var?

 

Öncelikle bu başarıda emeği geçen herkese tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Tabii ki öncelikle Türkiye birinciliği, ondan sonra da Avrupa birinciliği var hedefimizde. Bu yolda, güçlü bir takım olarak çalışıyoruz.

Aslında ödül sadece bir motivasyon kaynağı. Siz işinizi doğru yapıp, işinizi geliştirdiğiniz sürece, sonucunda belli başarılar geliyor. Olay aslında bu birinciliği almak şu ikinciliği almak değil, işini düzgün ve hakkıyla yapmak.

Daha sonrasında başarı geliyor zaten.

 

“DAHA ÇOK DANIŞMAN, DAHA BÜYÜK BİR OFİS”

 Selhun Bey sizin hedef tahtasında ne var?

Yeni hedefimiz büyümek. Büyümek derken, kurumsallığın hak ettiği şekilde büyümek. Eğer cirolarımızı arttırmak istiyorsak, danışmanlarımızı çoğaltmamız gerekiyor. Danışmanlarımızı çoğaltmak istiyorsak, ofisimizi büyütmemiz gerekiyor. Yeni hedeflerimiz ileriki zamanlarda ciromuzu arttırmaya yönelik, daha çok danışman ve daha büyük bir ofiste çalışmak. Ofislerimizin kurumsallığını sergileyebilmek.

Kurumsallıkta sergilememiz gereken davranışlardan birisi, danışman sayımız artarken, kontrol mekanizmalarının zayıflamasının önüne geçilebilmesi. Bunun için, kontrol mekanizmasını götürebilecek takım liderlerinden tutun da, koçluk verilebilecek kişilere güçlü bir altyapı oluşturuyoruz.

İşte bu hedeflere ulaştığımız zaman, işletmenin uzun vadedeki bütün planları işleyeceğinden, ödüller de tabii ki gelmeye devam edecek. Yani sözde değil, gerçek başarılarımız ile Avrupa’nın en büyüklerinden biri yapacağız markamızı.

 

“HİÇ OLMADIĞIM KADAR MUTLUYUM”

Yavaş yavaş röportajın sonuna geliyoruz. Zor bir işi başarıyorsunuz aslında. Çünkü kardeşler bile anlaşamazken, siz ortak şirkette büyük başarılara imza attınız. Nasıl değerlendiriyorsunuz bunu Selhun Bey?

 

Şu dönemde mutlu olduğum kadar hiçbir zaman mutlu olmadım.

Burada bir övgü değil de gerçek bir şey söylemek istiyorum, Ortağım konusunda çok şanslıyım. Yani bugün insanın kardeşleriyle dahi arasında oluşamayacak bir sıcaklık ve dostluk var aramızda

 

Yenal Bey aslında ikiniz de zıt kutuplarsınız. Fakat ilginç bir şekilde konulara farklı açıdan bakıp, ortak sonuca gidiyorsunuz. Sırrı ne?

 

Ortaklık evlilikten dahi daha zor aslında. Açıkçası benim daha önce bir ortaklık deneyimim oldu. Önceki ortaklık tecrübemden sonra bir daha bu işi ortaklık şeklinde yapmayacağım kararını almıştım. Ortaklık yaptığım arkadaşım çok sevdiğim saygı duyduğum bir insandır ve hala da öyledir, ancak ticari konularda buluşamadık ve ortaklığımız da bitirmek zorunda kaldık. Ama Selhun Bey ile çalıştığımız ilk günden bu yana, gayet iyi anlaşıyoruz. Aslında ortaklığın esasında, temelinde saygı var. Ayrıca herkesin güçlü ve pozitif yönünü iş esnasında ortaya koyması ve zayıflıklarını geliştirmesi, saygı faktörüyle birleştiği zaman başarıya dönüşüyor.

Selhun Bey’in başarı üzerine söylediği, doğru insanları doğru departmanlarda çalıştırmak sözünde olduğu gibi, doğru iş bölümü yapıldığında ve herkes sorumluluklarını yerine getirdiğinde ve karşılıklı saygı ön plana alındığında, hiçbir sıkıntı ya da sorunla karşılaşılmıyor zaten. O yüzden ortaklığımız için maşallah diyorum.

 

 

“LEFKOŞA’DA BİZE GÜÇLÜ BİR RAKİP LAZIM”

Ortaklığınızın uzun ömürlü olmasını dileyelim biz de. Kapanışı Selhun Bey’e bırakalım. Son mesajınız nedir?

 

Benim 30 yıl öncesine kadar uzun atletizm yıllarım oldu. Ben 100 metre sürat koşucusuydum, 22 tane de altın madalyam var bu konuda. Fakat antrenmanlarda hiçbir zaman istediğim dereceyi yakalayamadım, güçlü rakiplerim olduğu sürece iyi dereceler yaptım.

Onun için bize Lefkoşa'da güçlü bir rakip ya da rakipler lazım. Bu konuda kesinlikle şaka yapmıyorum, son derece ciddiyim. Bizi ileriye götürebilmesi için güçlü rakiplerin olması, bana göre büyük bir avantaj. Tatlı bir rekabet ortamının olması gerekiyor. Ortağımın da dediği gibi, dünyadaki en zor işler genellikle ortaklık çatısı altında yapılan işler. Ama şunu söyleyebilirim dünyada yapılan işler arasında belki de ortaksız yapılmayacak tek iş bu iştir. Bu iş doğru ortaklarla yapıldığı zaman, doğru kişilerle çalışıldığı zaman, doğru organizasyonlarla, motivasyon ve verimlilik esaslı doğru ekipler oluşturulup sahaya sürüldüğünde başarı kaçınılmazdır.

Çok teşekkürler.

 

EKONOMİ KIBRIS PRESTIGE